Varis Neden Olur?

Merhaba arkadaşlar sitemizde bir doktoru daha sizlerle buluşturuyoruz. Özellikle varis hastalığı olan hanımların yakından tanıdığı bir isim kalp ve damar cerrahisi uzmanı Op. Dr. Orhan Coşkun toplardamar ve kılcal damar problemlerine dair merak edilen bilgileri aktararak sizlerden gelen sorulara yanıt verecektir. Orhan beyin ilk yazısı kadınlarda varis nasıl geçer? Şeklinde olacaktır. Konuya geçmeden önce hastalığı yakından tanıyarak nedenleri ve belirtileri bakmak gerekir.

Damar Genişlemesine Sebep Olan Faktörler

Varis Nedir?
Türkçe karşılığı damarların genişlemesi anlamına gelen varis hastalığı kılcal ve toplardamar genişlemesi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu ayrımın yapılmaması çok önemlidir. Çünkü her ikisi farklı sorunlar olup, sorunun ortaya çıkış süreci, belirtileri ve hatta uygulanacak tedavide büyük değişiklikler vardır. Bu nedenle varis nedir? Sorusuna yanıt verirken kılcal ve toplardamar genişlemesi ayrı ayrı ele alınması gerekir. Pe ki hazırsanız başlayalım.

Toplardamar Genişlemesi Nedir? Asıl varis hastalığı olarak değerlendirilen toplardamarlarda genişleme daha çok bacak bölgesinde görülmektedir. Sorunun kaynağı damarlar içerisinde yer alan kapakçıkların bozulması halidir. Kapakçıkların bozulmasına neden olan birçok faktör bulunmaktadır. Kesinlikle tedavi edilmesi gereken bu durum ciddiye alınmaması halinde ciddi anlamda şikâyetler ve bacaklarda iyileşmeyen yaralar dediğimiz varis ülserine neden olmaktadır.

Kılcal Damar Genişlemesi Nedir? Öncelikle ciddi bir hastalık olmadığını aktararak başlamak istiyorum. Kalp ve damar cerrahisi uzmanları kılcal damarlarda görülen genişlemenin hastalık değil de estetik kusur şeklinde değerlendirmektedir. Bu nedenle tedavi olmak zorunda değilsiniz. Fakat kötü görüntü ve sorunun neden olduğu sızlama probleminden kurtulmak için ameliyatsız yöntemlerle tedavi olabilirsiniz. Nedenlerine baktığımızda sorunun kaynağı ilk olarak hormonal dalgalanma olduğu görülmektedir. Bu nedenle hamile kadınlarda sıkça görülmektedir. Aynı şekilde asıl varis dediğimiz toplardamar genişlemesine bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Varis Nedenleri
Evet, arkadaşlar hastalığın ne olduğunu yukarıda özetle aktarmaya çalıştım, şimdi ise sorunun neden olduğu, insanların korunma yöntemi olarak ne yapması gerektiğine bakacağız. Yukarıda da belirttiğim gibi sorunun kaynağı toplardamar içerisinde yer alan kapakçıkların bozulmasıdır.

Toplardamar Kapakçıkları Nedir, Ne İşe Yarar? İnsan vücudunda kan dolaşımını sağlayan atardamar ve toplardamar şeklinde 2 ana dolaşım sistemi bulunmaktadır. Atardamar kalpten altığı temiz kanı vücuda taşımaktadır. Toplardamar ise dokular tarafından kullanılan ve oksijen yönünden yetersiz hale gelen kirli kanı kalbe ve akciğerlere geri taşıyarak tekrardan temizlenerek kullanılır hale getirmektedir. Atardamar aynı zamanda şah damar olarak da bilinmektedir. Bunun nedeni kan akışının çok şiddetli olmasıdır. Çünkü yukarıdan aşağı doğru olduğu için kan akışı daha kolaydır. Toplardamarlarda ise durum tam tersi olup, kan akışı durgun yavaş bir şekilde gerçekleşir. Bunun nedeni kanın ayak parmaklarından kalbe doğru yukarı yönlü taşınmasıdır. Bu durum haliyle çok zor olmaktadır. Çünkü kan kalbe gitmek yerine sürekli geri kaçma, bacaklarda bekleme eğilimindedir. Yer çekiminin bunda büyük etkisi bulunmaktadır.

Kapakçıklar Kirli Kanın Geri Kaçışını Önlemektedir: Toplardamarlar içerisinde 5-10 cm aralıklarla bulunan kapakçıklar tek yönlü açılan valf benzeri yapılardır. Yukarıda da belirtildiği gibi bunların bir ya da bir kaçı bozulması halinde maalesef varis hastalığı ortaya çıkmaktadır.

Toplardamar Kapakçıkları Neden Bozulur?
Evet, arkadaşlar adım adım varis nedenlerine doğru ilerliyoruz. Başlıkta da belirtildiği gibi varisin nedeni olan kapakçıklar neden bozulur? Bu sorundan korunmak için yapılması gerekenleri de başlıklar halinde göreceğiz.

Sorunun Nedeni Damarlarda Oluşan Yüksek Basınçtır: Toplardamar kapakçıklarının bozulmasına neden olan durum damar içerisinde oluşan yüksek basınçtır. Bunun oluşmasında birçok neden bulunmaktadır. Yani bilerek ya da bilmeyerek varis hastalığına sebebiyet veriyoruz.

Uzun Süre Ayakta Durmak, Ayakta Çalışmak
Varis hastalığına neden olan en önemli etkenlerden biri uzun süre ayakta beklemek ya da mesleğimizi icra etmektir. Birçok iş alanında insanlar gün boyu belli bir alanda ayakta çalışmaktadır. İşte bu durum varis hastalığının en önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle varis için meslek hastalığı denilebilir. Bu mesleklere örnek vermek gerekirse gün boyu ayakta olan dönerciler, berberler, kalite kontrolcüler, ütücüler, tornacılar vs bunun gibi onlarca iş alanı sayılabilir. Yani belli bir alanda kalarak ayakta çalışmanızı gerektiren tüm iş alanları varis için risk teşkil etmektedir.

Bu Tür İşlerde Çalışanlar Ne Yapmalı? Çalışkan bir toplum olduğumuz için sağlığımızı bile hiçe sayarak birçok mesleği icra ediyoruz. Bazen iş ya da meslek değiştirme imkânı olmadığı için daha çok korunma önlemlerine başvurmalıyız. Bunun için yapılması gereken en basit işlem belirli aralıklarla hareket etmektir. En geç 1 saat aralıklarla çalışma alanınızı terk ederek en azından 2-3 dakikalık yürüyüşler yapabilirsiniz. Bunu 5-10 metre bir alanda ileri geri giderek de yapabilirsiniz. Bulunduğunuz yeri terk etme imkânınız yoksa bu şekilde yapabilirsiniz. Yere uzanma imkânınız varsa uzanın ve bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda tutarak kan akışını kolaylaştırın. Varis hastalarında bu uygulama ağrı şikâyetinin ortadan kalkmasını sağlamaktadır.

Oturmak ve Oturarak Çalışmakta Varis Riski İçerir: Sorun sadece ayakta çalışmak olmayıp, aynı zamanda uzun süre oturan, masa başı çalışanlar içinde risk bulunmaktadır. Tabii ki ayakta çalışanlar kadar değildir. Diğerinde damarlarda basınç oluşurken, oturanlarda hareketsizlik oluştuğu için kan akışı durma noktasına gelmektedir. Kan akışını tekrar aktif hale getirmek için sizlerde 1 saat aralıklarla kısa yürüyüşler yaparak bacak kaslarının çalışmasını sağlamalısınız.

Genetik Yatkınlık: Mesleki yaşam dışında anne ya da babada böyle bir hastalığın olması çocukları da riskli hale getirmektedir. Tabii ki anne ya da babada olması çocuklarda da kesinlikle olacağı anlamına gelmez. Özellikle bu durumda olan insanlar korunma yöntemini artırmalıdır. Çünkü genetik yatkınlığı olan insanların damar duvarları daha zayıf olduğu için en ufak riske bile dayanıksızdır.

Hamilelik: Varis nedenlerinden biride gebelik sürecinin oluşturduğu hormonal dalgalanma, kilo artışı, hareketsizlik ve bebeğin yaptığı baskı ile gerek kılcal gerekse toplardamar genişlemesi bu süreçte sıkça karşılaştığımız hastalıklardan biridir. Hamile kadınlarda tedavi mümkün olmadığı için bu süreci varis çorabı kullanarak geçirmeleri gerekir. Gebelik sürecinde oluşan kılcal damarlar çoğu zaman doğum sonrasında kendi kendine geçebilmektedir. 2-3 Aylık süreçte geçmezse kalıcı hale gelmiştir. Bu durumda sizde tedavi olmalısınız.

Varis Nasıl Anlaşılır?
Evet, arkadaşlar hastalığa neden olan etkenleri gördükten sonra şimdide belirtilerine bakmak istiyorum. Çünkü alacağımız korunma önlemleri her zaman başarılı olamayabilir. Yaş ilerledikçe riskte arttığı için her an varisli damarlarla karşılaşmaya hazır olmalısınız. Pe ki varis hastalığını nasıl anlayacağız?

Damarlarda Şişlik: Toplardamar genişlemesinde dikkat edilmesi gereken ilk bulgu damarların şişerek cilde baskı yapmasıdır. Birkaç metre mesafeden bile anlaşılan bu durum normal değildir. Bir süre ayakta bekledikten sonra yine ayakta olacak şekilde baldırlardan bileklere kadar bacakların arkasına dikkatli şekilde bakınız. Pürüzsüz olması gereken ciltte dışarı taşan damar şişlikleri varsa toplardamar genişlemesi problemi yaşıyorsunuz demektir. Aşağıda yer alan görselde ne demek istediğimiz net bir şekilde gösterilmektedir.

Kadınlarda Varis Hastalığı

Sorun sadece toplardamar genişlemesi olmadığı için milyonlarca insanda en küçük varisler dediğimiz kılcal damar genişlemesi görülmektedir. Özellikle bacaklar ve yüz bölgesinde sık görülen bu durumu anlamak için yine bacaklarımıza bakarak örümcek ağı ya da ağaç dallarına benzer şekilde genişliği 1 ile 2,5 mm arasında değişen kırmızı ve mor renkte kıl gibi damarlar görebilirsiniz. Bunlarda kılcal damar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bacaklarda Ağrı: Varis hastalığı ilk başlarda ciddi anlamda sorun ve şikâyeti olmayan bir hastalıktır. Bu nedenle hastalar ilk başlarda neredeyse hiç ciddiye almazlar. Fakat sorun her zaman bu şekilde kalmaz. İlerlemeye başladıkça şikâyetleri de artacak olup, ilk olarak ağrı dayanılmaz hale gelecektir. Varis ağrıları genelde gününün ilerleyen saatlerinde başlayan ve şiddeti artarak devam eden bir şikâyettir. Yürüyüş yapmanız ya da yere uzanarak ayaklarınızı 20-30 cm yukarıda tutarak kendi kendine geçen bir durumdur. Bu şekilde yaşadığımız sorunun varis ile alakalı olup, olmadığını anlayabiliriz.

Gece Krampları: Varis hastalarında görülen şikâyetler özellikle akşamları artış göstermektedir. Artan ağrıya ek olarak tam yattım rahat edeceğim dediğiniz anda uykudan uyandıran kramp problemi ile karşılaşırsınız. Bir tür kas problemi olmasına karşın varis hastalarında daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Tabii ki bu durumun nedeni kasların çok fazla kullanımı, susuzluk ve magnezyum yetersizliği olabilmektedir.

Kaşıntı: Toplumda ciddiye alınmayan kaşıntı problemleri maalesef ciddi hastalıkların neden olduğu belirti ve şikâyetler olabilmektedir. Onlardan biride varis olup, kirli kanın damarda beklemesi ve damarın deri altında bulunan sinirlere baskı yapması ile ortaya çıkan bir histir. Çoğu zaman yetersiz temizliğe bağlı olarak da oraya çıkmaktadır.

Ciltte Sertleşme, Renk Değişimi: Toplardamar genişlemesi ilerlemeye devam ettiği sürece şikâyetlerde artarak ve yenileri eklenerek devam edecektir. Özellikle açık tenli cildi olan insanlarda daha kolay anlaşılan ciltte renk değişimi varisli bölgede koyulaşma, deride sertleşme yani bir nevi çürüme görünümü dikkat çekmektedir.

Kanama: Bir balon düşünün çocukların çok sevdiği ve sürekli hava ile doldurarak şişirdiği bu oyuncak bir noktadan sonra genişlemeye dayanamayarak patlamaktadır. Aynı durum damarlar içinde geçerlidir. Siz önlem almadığınız sürece genişlemeye devam edecektir. Tabii ki bu genişlemenin de bir sınırı olacaktır. En fazla 2-3 cm yani başparmak kalınlığına ulaşacak ve daha sonra damar çatlaması şeklinde kanamalar ortaya çıkacaktır. Bu kanamalar alışkın olduğumuzun dışında daha fazla ve daha uzun süreli olmaktadır. Kanamayı durdurmak için tampon yani kanayan yere temiz bez ya da tıbbi malzemelerde baskı yapmak gerekir. Bu baskı kanama durana kadar devam etmelidir.

Bacaklarda Yara: Kanama probleminin başlaması ile birlikte artık hastalığın hayli ilerlediği ve tedavi olmak için kaybedecek zamanınız olmadığı anlamına gelir. Kanamalar bacaklarda iyileşmesi güç yaralara yani varis ülserine neden olmaktadır. Bu durumda tedaviniz daha da zorlaşacak olup, sorun sadece varis olmayıp bu sefer ülserinde tedavisi yapılması gerekir. Haliyle işlem daha uzun ve masraflı olacaktır. Bu nedenle tedavinizi geç kalmadan yaptırmalısınız.

Varis Nasıl Geçer?

Yazımı geri kalan kısmında hastalığın yapısı, nedenleri ve belirtilerine dair bilgiler verdik, yani artık hastalığı gördüğünüz anda kolayca anlayacak hale geldiniz. Şimdi ise ortaya çıkan bu sorundan nasıl kurtulacağımıza bakalım.

Kendi Kendine Geçer mi?

Cevabı en çok merak edilen hususlardan biri bu hastalığın kendi kendine geçip geçmeyeceğidir. Burası çok önemli olup, gebelik sürecinde kılcal damar probleminiz oluştuysa doğum sonrasında 2-3 aylık dönem içinde geçebilmektedir. Bunun nedeni gebelik sürecinde artan hormonal dalgalanmalardır. Doğum sonrası hormonların normale dönmesi ile birlikte kılcal damarlar kaybolma olasılığı bulunmaktadır. Kesin kaybolacak demiyorum, sadece bir ihtimalden bahsediyorum. Gebelik sürecinde kılcal damar değil de toplardamarlarda genişleme olması halinde ise tedavi gerekmektedir. Evet, arkadaşlar konuyu özetlemek gerekirse gebelikte ortaya çıkan kılcal damarlar haricinde hiçbir varis hastalığı kendi kendine geçmez. Çünkü sorun yapısal bozukluğu olan bir hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekir. Tedavisi ise ancak hekimler tarafından cerrahisi müdahale ile ameliyat ve ameliyatsız yöntemlerle yapılmaktadır.

Varis İçin Hangi Doktora Gidilmeli?
Yukarıda belirttiğim şikâyetlerden bir ya da bir kaçını yaşıyorsanız mutlaka bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına muayene olmalısınız. Zaten sorun damarlarla alakalı değilse sizi en uygun bölüme yönlendirecek ya da sevk edecektir. Evet, arkadaşlar varis hastalığının teşhis ve tedavisi için gidilmesi gereken bölüm kalp ve damar cerrahisi uzmanı olmaktadır. Kendi içerisinde ayrışma yoluna giden bu bölümde Fleboloji yaygınlaşmaktadır. Varis hastalığı teşhis ve tedavisinde daha deneyimli olan flebologları tercih etmelisiniz.

Varis Muayenesi Nasıl Yapılır?
İlk olarak doktorunuz yaşadığınız şikâyetleri dinlemekle başlayacaktır. Aktardığınız şikâyetler varis hastalığını andırıyorsa gözle kontrol aşamasına geçecektir. Normal şartlarda sedyede oturarak ya da uzanarak yapılan muayenelerden farklı olarak varis muayenesi ayakta yapılmaktadır. Hasta yerde ya da sedye üzerine çıkarak ayakta durması gerekir. Çünkü genişlemiş damarlar ancak bu şekilde belli olurlar. Muayene sonucunda varis teşhisi konursa sonraki aşamada tedaviye engel bir durum olup, olmadığına bakılır.

Doppler İle Damar Tıkanıklığı Kontrol Edilir: Evet arkadaşlar hastalığınız toplardamar genişlemesi şeklinde teşhis konursa sonraki aşamada tedaviye engel durum olup, olmadığına bakılır. Bunun için venografi ya da doppler cihazı kullanılır. Burada amaç derin toplardamarlarda tıkanıklık olup, olmadığını öğrenmektir. Bunun için en eski yöntemlerden biri venografi dediğimiz renkli varis filmi ya da teknolojik açıdan daha gelişmiş bir cihaz olan doppler ultrasonografi ile bakılmaktadır. Derin toplardamarlarda tıkanıklık varda varislerin tedavisi yapılmaz.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?
Bu sorunun cevabı hizmet alacağınız sağlık merkezinin kalitesi ve doktorun tecrübesine göre değişmektedir. Ana eksenine baktığımızda ameliyat ve ameliyatsız yöntemler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Benim önerim ameliyatsız yöntemleri tercih etmeniz yönünde olacaktır. Çünkü ameliyatlara göre daha avantajlıdır. Şimdi dilerseniz her iki uygulamanın da detaylarına bakalım.

Ameliyatsız Yöntemlerle Yapılan Tedaviler
Özellikle 1998 Yılından sonra geliştirilen Endovenöz Lazer Ablasyonu ile ameliyatsız varis tedavilerine adım atılmış olup, sonrasında geliştirilen Radyofrekans, Köpük ve Skleroterapi ile tüm varisler ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilir hale gelmiştir.

Lazer: Yukarıda da belirtildiği gibi ilk ameliyatsız varis tedavi yöntemi olarak geliştirilen EVLA (Endovenöz Lazer Ablasyonu) yöntemi ile toplardamar genişlemelerinin tedavisi ameliyata gerek kalmadan yapılmıştır. Damar iğne ile delinerek içerisine lazer fiberi sokulmaktadır. Fiberin ucunda yer alan katetere enerji verilmesi ile birlikte damarlarda 130 dereceye kadar ısı oluşmaktadır. Bu ısı ile sorunlu damar tahrip edilmektedir. Tabii ki bu yöntem sadece kalın varisler dediğimiz toplardamar genişlemelerinde uygulandığı için kılcal damarların tedavisi mümkün olamamıştır. Bunun çözümü ise yine lazerle mümkün olmuş ve cilt üzerinden uygulanan yöntemi geliştirdiler. Sadece kılcal damarların tedavisinde uygulanan cilt üzeri lazer tedavileri ile bacak ve yüz bölgesinde görülen kılcal varisler tedavi edilmektedir.

Radyofrekans: Yukarıda detaylarını aktarmış olduğum lazer uygulamasından neredeyse hiçbir farkı olmayan bir yöntem Radyofrekans ya da kısa adı ile RF yine aynı şekilde damar içi ve cilt üzerinden uygulanan yöntemleri bulunmaktadır. Damar içinden uygulanan kısa adı EVRFA olup, (Endovenöz Radyofrekans Ablasyonu) olarak anılmaktadır. Dilerseniz aşağıda yer alan videoda nasıl yapıldığını görelim.

Köpük ve Skleroterapi: Cihazlarla yapılan tedavilere ek olarak bir de yine damar içine ilaçla yapılan tedavi geliştirilmiştir. Aethoxysklerol içeren ilaçla yapılan tedavi 1 mm ve üzeri kılcal damar dâhil tüm varis hastalarında uygulanmaktadır. İlaç saf ya da hava ile karıştırılarak köpük haline getirilmektedir. Elde edilen köpük çok ince bir ince iğne yardımı ile damarlara enjekte edilmektedir. Aşağıda yer alan videoda nasıl yapıldığını görebilirsiniz.

Varis Ameliyatı (Dikkatli Olmalısınız)
Varis hastalığının tedavisinde ilk geliştirilen yöntemlerden biri olup, ilk olarak kapakçık onarımı dediğimiz uygulama ile başlanmıştır. Çünkü sorunun kaynağı toplardamarlarda kapakçık bozukluğu olup, onarmak için girişimler denenmiş fakat başarılı olamamıştır. Sorunlu kapakçıkların yerine sağlamları nakil edilse de oda başarılı olamamıştır. Durum bu şekilde gelişince uzmanlar bu sefer hasta daha fazla sorun yaşamaması için sorunlu damarı vücuttan çıkarmayı uygun görmüştür. Bu kapsamda Strippng yöntemi geliştirilmiş ve kasık bölgesinde yaptığı kesi ile damara ulaşarak içerisine ince bir tel sokularak yapılmaktadır. Damar içine sokulan tel bileklere kadar ilerletilerek cilt dışına çıkarılmaktadır. Çıkarılan noktadan damar telin ucuna bağlanır ve tel ilk sokulduğu noktadan geri çekilmeye başlanır. Geri çekildikçe telin ucuna bağlanan sorunlu damar vücuttan sıyırılmaktadır.

Ameliyatlar daha sıkıntılı tedavi yöntemleri olup, hastanede yatma ve iş gücü kaybı gibi istenmeyen sonuçlara neden olmaktadır. Aynı şekilde iyileşme süreci uzun sürmektedir. Kanama, şişlik ve morluk gibi gelişmeler haliyle kişinin zor durumda kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle önerim ameliyatsız yöntemlerden yana olmaktadır.

Tedavi Ücretleri Ne Kadar?
Evet, arkadaşlar yazımız uzun oldu ama oldukça detaylı bilgilere yer verdik, dikkat ettiyseniz hastalığın birden fazla çeşidi olduğunu gördük, aynı şekilde tedavilerinde birden fazla yöntemle yapıldığını gördük, haliyle tedavi fiyatlarının farklı olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle size burada herhangi bir rakam verme imkânım olmayacaktır. Bunun için 0212 572 72 65 numaralı telefonu arayarak ya da aşağıda yer alan bağlantılara tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Op. Dr. Orhan Coşkun Sorularınızı Yanıtlıyor
Varis hastalığı ve tedavisine dair aktaracaklarımız bu kadar olup, bundan sonra sizlerin merak ettiği hususlara yanıt verilecektir. Aşağıda yer alan soru ve yorum formundan sorularınızı iletebilirsiniz. https://www.varishastalari.com/varis-neden-olur/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2017